Evet, fazla bir şey yazmak istemiyorum. Berbat bir kitap. Bir zamanların en çok satan kitabını yayınlandıktan belki 10 yıl sonra okuyorum ve “bu muymuş” diyorum.
Da Vinci Şifresi bile dahi akıcıydı, daha iyiydi. Hatta Harlequin romanları okumak bile keyifli. En azından edebi olmak gibi bir iddia taşımıyorlar…
Ekşi Sözlük’teki tipitipler de (birkaç kişi hariç) sayfalarca ayılıp bayılmışlar. Master tezi için o kadar saçma sapan Battal Gazi romanı okudum. Biraz has edebiyat okuyayım da zevkim yerine gelsin dediğim kitabın bende hissettirdiği kusma duygusu budur…
Nietzsche Ağladığında berbat bir kitap
Kategorisi Genel
Vikipedi Editör Vandalizmi yazından sonra bu adam bilinçli bir okurdur diyordum. Ama yanılmışım. Bu kitaba ‘berbat’ diyip de Da Vinci Şifresi ya da Harlequin’in saçma sapan yazılarıyla kıyaslaman içler acısı bir durum.
Nietzsche Ağladığında’yı anlayabilmek için sayfaları 10′ar 10′ar atlamamak gerekir. Öyle filan yapmış olmalısın ki beğenmeyesin. Akıcı değildi diyorsun, akıcı kitaplar arıyorsan git Stepheine Meyer, Dan Brown, Agatha Christie, Jean Christopher Grange, Tess Gerritsen oku. Ama bu durumda kitap okumak senin için hobi olur. Kitap okumak hobi değil, gerekliliktir. Yine buradan çıkarımla hiç bir dünya klasiğini okuma derim. Çünkü onların da hiçbiri akıcı değildir. (Suç ve Ceza biraz akıcı sayılabilir) Eminim ki Tolstoy sen eğlen, coş diye yazmamıştır o kitapları. Başka amaçları vardır Dünya klasiklerinin. Halkı eğitir. Her gün görülüp de üzerinde durulmayanı irdeler. Ama böyle şeyler seni sıkıyorsa yapacak bir şey yok.
Nietzsche Ağladığında’nın bunlarla ilgisi yok ama bunca kişinin ‘mükemmel’ dediği kitaba bu kadar kolay ‘berbat’ diyebilmen komiğime gitti. Herkes mal, sen bilinçli okur (:
Harlequin, Davinci Şifresi ve bu kitap vs. hepsi “bestseller” olması (çok satması) için yazılmış/yapılmış kitaplar.
Bu nedenle “bunca kişi”nin mükemmel bulması normal. Bir vakitler “Secret” diye bir kitap vardı milletin elinde.
Bu kitap da o hesap, 10 sene önce herkesin elindeydi, şimdilerde unutulup gitti. Çünkü filmi çekildi, satışı yapıldı.
Kapitalizm faydalanacağı kadar faydalandı ve işi bitti. Fakat ben de Nietzche’ye hürmeten okuyayım dedim, olmadı.
Dünya klasiklerinde akıcılığı sağlayan edebi haz vardır, o derin analizler, tasvirler filan… Benim akıcılık kriterim,
bestselleri çok beğenenlerin” sıkıcı bulduğu şeylerdir. Irwin Yalom bunun yerine piyes yazsa daha iyi olurmuş. Zira kötü bir piyes havasında. Piyes olsaydı, en azından diyaloglara yoğunlaşır derleyip toplardı. Ama piyesler “bestseller” olamaz. O nedenle roman yazmış.