Bugün, devletle ortak bazı işler yapmak için KPSS’ye girdim
Daha evvel bir KPSS soru bankasının Türkçe kısmının sorularını yazmışlığım vardı fakat ömrü hayatımda bu girdiğim ikinci KPSS sınavıydı. İlkine üç sene önce ailemin “memur ol” baskısı üzerine girmiş fakat tercih yapmamıştım. Bu defa bazı tercihler yapıp devletle iş ortaklığına gitmeyi planlıyorum.
Neyse gelelim konuya:
Tarih sorularının arasında bir soru vardı. Üç tane ön bilgi verilmişti. Sonra da “Bunlardan hangisi Rus inkılabı ve Türk inkılabı için ortak değildir?” manasında gelen ama tam şeklini şimdi hatırlamadığım tarzda bir soru vardı.
Aklımda kaldığı kadarıyla yazayım: I. Bir ideolojiye bağlı olarak yapılmıştır.
II. Başka ülkeler tarafından örnek alınmıştır.
III. Tek bir kişinin yönetimindeki sistemi yeniden düzenlemiştir. (bu böyle değildi, bu minvalde birşeydi)
Şimdi ilk öncülde “Rus İnkılabı”nın sosyalist ideolojiyle yapıldığını; Türk inkılabının da Kemalist ve Türkçü (Milliyetçi) ideolojiyle yapıldığını söyleyebiliriz.
İkinci öncül içinse SSCB’yi örnek alan ülkeler saymakla bitmez. Türkiye için de Afganistan, Pakistan vb. sıralanabilir.
Üçüncüsü işi karıştırıyor. Anlatılmak istenen Rus inkılabı Çarlık rejimini, Türk inkılabı da Padişahlık rejimini devirmiş. Sonra da biri sırasıyla Lenin-Stalin tek adamlığında, diğeri de Atatürk-İnönü tek adamlığında ilerlemiş, sonra da bir süre Menderes’in tek adamlığında sürmüş..
Sonuç olarak ben ortak olmayan bir yön bulamadım.
Acaba Kemalizmi bir ideoloji olarak kabul etmeyip (I) mi demeliydim? Yoksa CHP’nin (Sovyet Komünist Partisi gibi) tek parti olduğu yönetim biçimini “demokratik” mi kabul etmeliydim?
Hatta bir ara “Türkiye komşularına rejim ihraç etme çabasında değildir” şeklindeki resmi açıklamalarına inanıp “Türk İnkılabı”nı kimsenin örnek almamış olması gerektiğini mi dikkate almalıydım?
(Sovyet Devrimine neden “Rus inkılabı”, “Milli Mücadele”ye ise neden “Türk” inkılabı dememiz gerektiğini hiç anlamadım zaten)
Sizin işin içinden çıkabildiyseniz yorumlarınızla beni aydınlatın lütfen.
Gecenin bu saatinde yorum yapamaycam doğrusu, kafamın aldığı kadarıyla haklısın ve sorunun bir doğru cevabı var gibi gözükmüyor
(CHP’yi demokratik sayabilirdik biraz zorlayarak, fakat ona da konjonktür hazretleri izin vermiyor
)
Yalnız şu cümlelerin (daha ziyade birincisi tabi), iki paragraf yukarısındaki soru kökünü üstünkörü okuduğum için başta aklımı uçurdu:
Tanrı aşkına “SSCB’nin örnek aldığı” kısmını “SSCB’yi örnek alan” diye düzelt ve benim şu 500 karakterlik yazımı geçersiz hale getir, sonra da ister tüm yorumumu, ister (düzeltmeden sonra) gereksiz kalacak kısımlarını sil
“İkinci öncül içinse SSCB’nin örnek aldığı ülkeler saymakla bitmez. Türkiye için de Afganistan, Pakistan vb. sıralanabilir.”
Nassı yani, SSCB hangi ülkeyi örnek almış, daha da ötesi, Türkiye ne zaman Pakistanla Afganistanı örnek almış gibi çılgınca düşünceler geçti kafamdan
Sonra soruyu dikkatli okuyunca işin aslını (ve senin gibi bir Türkçe duayeninden hiç beklemeyeceğim gramer yanlışını) çözdüm tabi
Malum şahsın halen sistemin başında bulunduğunu düşünürsek daha galiz hatalar bulamadığına şaşıyorum bu arada
Yaklaşık 10 yıl önce girdiğim KPDS’de (dil sınavı) bile yaklaşık 10 adet hastalıklı soru vardı (3′ünü tutturmuştum. bilmiyorsam kaç aldığımı hesap et
) nitekim muhterem profosorumuz Demirezen hazretleri bir-iki yıl önce “her yıl 5-10 soru mutlaka hastalıklı çıkıyo” mealinde sözlerle durumu özetlemişti…
Tarih gibi daha somut ve en azından Türklerin (İngilizce’ye kıyasla) daha hakim olabilecekleri bir konuda, böyle baştan savma soruların insanların kaderini direkman etkileyecek bir sınavda sorulması ise daha ciddi bir olay tabi ki (KPDS’nin etkisi daha dolaylı, malum)
Bu arada Türk’ün aklı sonradan gelirmiş misali, 5 dakika sonra şu aklıma geldi: gerçekten de Kemalizm’i ideoloji saymaman, daha doğrusu “Türk inkılabını” (ne demekse!) Milli mücadeleden, hatta Mustafa Kemal’in ölümünden bile yıllarca sonra formulize edilen Kemalizm’e bağlamaman, sorunun muhtemel bir yanıtını verebilir
Gerçi bu ince düşünüş hösteyeme’nin başında bulunan (ya da soruları hazırlayan) zatlardan beklenmeyecek derinlikte (!), fakat böyle bir şey de olası yani
(gerçi “Kemalizm’i Atatürk değil İnönü ortaya attı” mealindeki teraneleri son on senedir malum yerde kadrolanmakta olan şahısların cemaatlerinin yayın organlarından ya da müntesiplerinin sağda solda konuşmalarından yıllardan beri işitmiyor da değiliz!)
Kemalizm ifadesi Kurtuluş Savaşı’nın ilk günlerinden itibaren var. Hatta Antep savunmasını araştırırken rastladığım Fransızca kaynaklarda “İsyancı milliyetçiler” dediklerini sonra Kemalistler olarak anıyor. (Buradaydı sanırım http://www.armenews.com/IMG/L_illustration_19_fevrier_1921_La_prise_d_Aintab.pdf)
Bizzat MK’nin direktifiyle kurulup sonra onun isteğiyle kapanan KADRO dergisi de Kemalizmi ideolojik temellere oturtmaya çalışan bir dergiydi. (1932′de kapandı)… İslamcıların, nedenini çok iyi anladığım, İnönü düşmanlığının etkisiyle bir sürü İnönü yalanını ortaya atmalarını, İslam’la bağdaştıramıyorum. İlk yorumundaki düzeltme için sağol. Ben iki kere okudum yayına vermeden önce ama dikkatimden kaçmış.
Şu soruyu da incelemek lazım 82 anayasasında parlementoda kaç milletvekili vardır. 82 anayasında 400 idi ama sonraki değişikliklerle 550 oldu. şu anda durumunu mu yoksa 82 anaysasının yürürlüğe girmiş olduğu zamanı mı kabul etmeliyim.
Yine 82 anayasasına göre cumhurbaşkanını kim seçer diyordu. referandum değişikliğinden önce TBMM değişiklik sonrası halk seçecek. Ama ikisi de 82 anayasasında yer alan durumlar yani iki cevap da yanlış değil nasıl baktığımıza bağlı. Gel de çık işin içinden
Bahsettiğiniz iki soruda ben de aynı şeyi düşündüm. Sonra kendi kendime “Bunlar genel kültür sorusu, gündemi ne kadar takip ettiğimizi anlamaya çalışıyorlar. Kastettikleri 12 Eylül 2010 referandumundaki değişikliklerdir” diyerek “550″ ve “Halk” seçeneklerini işaretledim. Fakat soru köküne göre “400″ ve “TBMM” seçenekleri doğru. Esasında soru “12 Eylül 2010 referandumuyla yapılan değişikliğe göre” dedikten sonra “1982 Anayasasında” biçiminde devam etmeliydi.